Çocuğunuz her şeyden şikâyet mi ediyor?
Sevgili anneler!
Evladım huzursuz, sinirli, şikâyetçi bir çocuk deyip kapıları kapatmayın. Her sorunun bir çaresi vardır elbet. Siz de önce kendi olumsuz bakış açısından kurtulmanın çaresini arayın. Sorunlara çözüm üretmeye çalışmak, hayatı yaşanılır kılar. Ümitsizlik, içimize düşen en büyük yeistir. Sakın ha o yeisin pençesine takılmayalım.
***
Annelerin ne derdi biter ne de tasası deriz ya işte bu dertlerden biri de bizim eve ayak bastı. Kızım Ayşegül’ün, son zamanlarda “nefret ediyorum, saçma, asla” sözleri bizleri oldukça rahatsız ediyordu. Bu kelimeleri o kadar çok söyledi ki ne yapacağımı bilemez oldum. Karşımda her şeye bir bahane bulan, hiçbir şeyden memnun olmayan bir çocuk duruyordu. Üstelik daha da kötüleşiyordu. İşte o an bir şeyler yapmak için harekete geçmem gerektiğini düşündüm. Kendi kendime; “kollarını sıva vefakâr anne” dedim. Durum daha fazla çıkmaza girmeden adım atmalıydım. İçimden bir ses ‘biraz daha ilgilen kızınla’ diyordu. Bu sese kulak verip ona kaybettiği en güzel şey olan hayatın güzel yanlarını görmeyi sağlamanın yollarını aradım. Bu küçücük yaşta ne de çabuk sıkılmıştı benim güzel kızım.
Kızımın hiçbir şeyden memnun olmaması gerçekten ciddi bir problemdi. Öncelikle bu problemin içeriğini öğrenmenin yollarına başvurdum. Bu işi sıkıcı olmadan zevkli bir şekilde çözmeliydim. Kızıma hayatın güzel yanlarını keşfetmek için bir oyun icat ettim. Akşamları otururken herkes gün içinde yaşadıkları beş güzel şeyi söyleyecekti. Böylece kızım gün içinde yaşadığı olayların olumlu yanlarını görmeyi öğrenecekti.
Ben bunun çabasındayken sevgili kızım şikâyetçi olmaktan vazgeçmiyordu. Bir fırsatını bulunca dertlerini sıralıyordu. Bunlardan biri de arkadaşlarının kendisiyle ilgilenmediğiydi. Aklıma ilk gelen söz ‘ben senin için neler yapıyorum, hâlâ daha şikâyet mi ediyorsun’ olmuştu. Ama bu şekilde sert bir çıkış, planımı altüst edebilirdi. Bu fikirden vazgeçip bir an aşırı duygu yüklü davransam mı diye de düşündüm. Ama bu da soruna sağlıklı bir çözüm olamazdı. Onun bu şikâyetlerini acıyarak karşılamam daha çok şikâyet etmesine yardımcı olurdu. Kısa bir müddet düşündükten sonra akıllı ve tutarlı bir adım attım. Gayet sakin ve samimi bir edayla: “Neler hissettiğini anlıyorum. Tek başına oturmak çok zor olmalı. Bu sorunu çözmek için birlikte çalışmamız gerekiyor galiba…” dedim. Bununla ona bir sorun var elbet; ama bir çözümü de olmalı mesajını vermiştim. Böylece tanıdığım arkadaşlarını eve davet ederek sürprizler yaptım. Onların bir arada olması için ortam hazırladım. Tabii nezih yerler de önemliydi. Bütün bu çabalarım ve sabrım sonucu kızımda küçük de olsa değişimler gördüm. Eleştirilerini ve şikâyetlerini azalttığını fark ettiğimde onu ödüllendirdim. Ona ruhunu okşayan sözler söyledim. Mesela; “Şikâyet etmediğin zamanlar çok daha eğlenceli oluyorsun…” dedim.
KADRİYE BAYRAKTAR
Ailem Dergisi
Read Also
