Bebekler taklit ederek öğrenir
İnsan bedeni ve zihni, bilim insanlarının yüzyıllardır en çok merak ettikleri ve üzerinde araştırma yaptıkları konuların başında gelir. Sınırları zorlayan düşünceler, hayal gücü, yaratıcılık… Ezber bozan gerçeklere erişebilmek, sıradanın dışına çıkıp fark yaratabilmek… Yapılan araştırmalar, erken çocukluk döneminin insanın en hızlı öğrendiği dönem olduğunu göstermekte. Her bebek Einstein olacak diye bir şey yok ama doğru iletişim, zengin uyaran ve sevgi dolu bir eğitimle bebeğinizin zihinsel gelişimini etkileyebilirsiniz.
Yeni doğmuş bir bebeğin dünyayı algılama ve iletişim kurmadaki tek aracı ağlamadır. Refleks olarak ortaya çıkan bu iletişim zamanla bilinç kazanır. Refleks; ağlama, düşünme ve idrak etme yeteneğine dönüşür.
Bebeğin gelişimi merdiven basamaklarına benzetilebilir. Bebek her gelişim katına yeni şeyler öğrenerek, yeteneklerini artırarak çıkar. Eğer bebeğin çevresiyle etkileşimi yoğunsa kendisine sunulan uyaranlar yaşına uygun bir zenginlikteyse bu gelişim katlarını daha fazla yetenekle tırmanacak ve bir sonraki basamakta öğrenecekleri daha fazla olacaktır.
İLK AYLARDA BEBEĞİNİZ VE SİZ
İlk defa bebek sahibi olan anne babaların ortak sorularından biri “Bebeğimle ilk ay neler yapabiliriz?”dir. Bu sorunun cevabı onu sık sık kucağınıza almanız ve sevmenizdir. Çünkü ilk ay bebek için düzene girme, anne baba için ayarlama ayıdır. Bu ayda bebek büyük kas gelişimini de fazla göstermeyeceği, refleksleriyle hareket edeceği için anne babasının sevgi ve ilgisinden başka bir şeye fazlaca ihtiyaç duymaz. Ancak bebeğe gösterilen bu ilgi aynı zamanda onun ihtiyaçlarına yönelik verilen bir cevaptır. Acıkan, altını pisleten ya da rahatlamak için ağlayan bir bebeğin ihtiyaçlarını bekletmeden ve aynı tutarlıklıkla cevaplayan ebeveynler bebeğe doğru mesajı da vermiş olur. “Acıkıyorum, ağlıyorum, kucağa alınıp karnım doyuyor. Üşüyorum, ağlıyorum, kucağa alınıp ısınıyorum. Kendimi rahatsız hissediyorum, kucağa alınıp rahatlatılıyorum.” gibi sıralamayı yavaş yavaş çözmeye başlayan bebek, neden-sonuç ilişkisini, kendini güvende hissetmeyi öğrenir. Böylece başlangıçtaki ağlama refleksi, düşünme ve idrak etme yeteneğine döner.
HER ŞEY GÖZ TEMASI İLE BAŞLAR
Yeni doğmuş bir bebek görür ancak görüş mesafesi sınırlıdır. Emziren anne ile bebeği arasındaki uzaklık bu mesafeyi en iyi tarif eden örnektir. Bebekler yüzlere bakmaktan hoşlanırlar, özellikle tanıdık yüzlere… Onun sakin, sessiz, az da olsa dikkatli olduğu anlarda yüzünüzü 20-25 cm mesafede ona yaklaştırarak yüz oyunu oynayın. Yüzünüzün kıvrımları, gözleriniz, ağzınız onun için dikkat çekicidir. Çok hızlı hareket eden yüz ifadeleriyle daha az ilgilenirler. Hatta anne baba bebeğiyle yüz seçme oyunu oynarsa, oyunu babanın kazanma şansı fazladır. Bunun nedeni ise yüzdeki açık koyu zıtlığı, sakal bıyık farkıdır. Bebekler ilk aylarında en çok anne babalarının yüzlerine, içinde siyah beyaz zıtlıklar olan nesne ve şekillere ilgi gösterirler.
Bebeğinizin dikkatini çekmek için;
• Bebeği dik pozisyonda tutun.
• Bebeğin sakin ve sessiz dikkatlilik döneminde olmasına dikkat edin.
• Mesafeyi ayarlayın.
• Yavaş, ritmik ve yüksek tonla konuşurken hareketli yüz ifadeleri (kocaman göz ve ağız hareketleri gibi) kullanın.
Yapılan araştırmalar uyarılarına yeteri kadar cevap verilmeyen bebeklerin zihninin çok fazla zenginleşmediğini düşündürtüyor. Bebeğinizin size verdiği işaret ve uyarılara tepkisiz kalırsanız o da nasıl bir cevap alacağını bilemez. Beklediği cevap için zihninde bir sahne geliştiremez.
AYNA ANNELER
Yüz taklidi oyununda bebeğinizin yüz ifadeleri aslında sizi yansıtır. Bebek kaşlarını çattığında, ağzını ya da gözlerini kocaman açtığında siz de farkında olmadan onu taklit eder, aynı hareketleri yaparsınız. Bu oyun bebeğe yüzünü annesinde görme fırsatı verir. Bebek gelişim uzmanları annelerin bebekleriyle iletişimlerinde ayna vazifesi görmelerinin bebeğin kendini tanımasında güçlü bir etkisi olduğunu belirtmektedirler.
YÜZ YÜZE OYUNU
Bebeğinizin sakin ve sessiz olduğu bir anda yüzünüzü en iyi görebileceği mesafeyi ayarlayıp (20-25 cm) yüz yüze durun. Yavaşça dilinizi çıkarabildiğiniz kadar dışarı çıkarın. Bebeğinize bu tuhaf hareketlerinizi tekrar edebilmesi için zaman tanıyın, sonra 3-4 kere aynı hareketi tekrar edin. Bebeğiniz dilini dışarı çıkarmaya başladığında ya da çalıştığında, bunu hafızasına kaydettiğini anlamalısınız. Aynı oyunu ağzınızı kocaman açarak veya dudaklarınızın şeklini değiştirerek oynayın. Yüz ifadeleri bulaşıcıdır. Bebeğinizin sizin esneme taklidinizi bile yapmaya çalıştığını görebilirsiniz.
Dünyayı görmesi için gezdirin, dik tutun
Bebekler genellikle sürekli kapalı yerlerde durmaktan sıkılırlar. Beraber dışarı çıkın. Ritmik hareketlerle yürüyün. Ağaçlara, bulutlara, çiçeklere, otomobillere, kedilere bakabilmesini sağlayın. Sürekli yatan bebekler çevreleriyle ilişki kurmak için görsel ve kas yeteneklerini gerektiği kadar kullanamazlar. Bu yüzden ana kucakları ya da kucakta dik tutuş onların dünyayı algılamalarında etkili pozisyonlardır. Uyanık olduğu gündüz saatlerinde onunla konuşun, mimiklerinizi el kol hareketlerinizi izlemesine fırsat tanıyın.
Bebeğiniz sizi dinler ve anlar
Anneler bebekleriyle konuşurken doğal ve yapmacıksızdır. Sezgisel olarak hafif tempolar ve yüz ifadeleriyle anneliklerini konuştururlar aslında. Onlar ses perdelerini yükseltirler, ana hecelerin üstüne basarak konuşurlar. Konuşurken ağızlarını, gözlerini kocaman açarlar, yüzlerini şekillendirirler. Annelik konuşmasının kalitesi bebeğin dinleme yeteneğine ve gelişimine kendiliğinden uyar. Bebeğin dikkatine göre yavaşlar ya da hızlanır. Bebeğin mesajı aldığından emin olmak için anneler sezgisel olarak sesli harfleri uzatır. Annenin nasıl söylediği ne söylediğinden daha fazla önem kazanır.
Annelerin yavaş, yükselen, alçalan durma ve başlamalarla yaptıkları konuşmalar bebekte bir sonraki konuşmaya geçmeden önce her kısa ses paketini belleğine iletmesi için zaman tanır. Bu, bebeğin en erken konuşma dersidir. Anne onun dinleme yeteneğini de geliştirir. Bebek bu erken yetenekleri biriktirir ve konuşmaya başladığında bu öğrendiklerini kullanır.
Bebeğinizle konuşurken;
• Gözlerine bakın.
• İsmiyle seslenin, konuşurken ismini tekrar edin.
• Konuşurken gülümseyin.
• Konuşmalarınızı canlı tutun.
• Soru cümleleri kurun.
• Yaptığınız şeyleri anlatın.
• Bebeğin devam et ya da artık sus işaretlerine dikkat edin.
• Bebeğinize konuşmaya katılması için zaman verin.
• Bebeğinizin size verdiği cevapları ve sesleri tekrar edin.
• Bebeğe kitap okuyun.
• Şarkı söyleyin, birlikte müzik dinleyin.
annebebek.com.tr
Read Also
